|
Sigara
Içen Baba Ve çocuk Dialoğu.güzel
yakalanan çocuk ve babası arasında geçen hayali diyaloglar
ortalık duman altı ve baba birden odaya giriverir ;
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: ne sigarası , para verdiğin mi var. gasteye çay sardım içiyom
baba: sigaramı içiyon len !?
cocuk: yok baba , yapay atmosfer bu, hoca ödev verdi , o bakimdan yani
baba: ha ok ozaman
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: hee canın mı çekti , içeceksen bak paket orda
baba: hönk!
cocuk: sen sigara mı içiyon len !?
baba: hönk !
cocuk: pardon baba replikleri karıştırdım
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: ordan bakınca neye benziyoo
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: yok baba korku filmi çeviriyom , sigara dumanı da efekt
şeyyettirsin diye yani
baba: oldu !
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: öfff be sigarasız bir toplum için el ele ayakları mı yine
baba: hönk !
baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: heee , hatta halka bile cikarabiliyom
baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: ne demiş ünlü düşünür müslüm gürses : " biz babadan böyle gördük "
baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: aslında "sigara içmek" deyimi yanlış baba, sigara su mu ki içilsin
, sigara tüttürülür. bunu irdelemek lazim , değil mi babaaa
baba: bittiyse dayak faslına geçelim diyordum
baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: yaaf evet de kaçağını vermişler
Bayanlar Teknik Direktör Olursa
Ay
şekerim, sürekli 3-5-2 sürekli 3-5-2... Sıkıldım valla! Bu sefer takımı
sahaya 10 kişi çıkarıp
4-3-2 oynatacağım. Maçın havası değişsin ayol!
Geçen gün Fatma Hocanın takımının maç kasetlerini seyrettim; ne de güzel
oynatıyor takımına. Ayol, benim ondan neyim eksik? Daha iyisini yapamazsam
yazıklar olsun bana...
Ay, bizim takımın forma modeli hiç hoşuma gitmiyor. Terzi Necla'ya
söyledim; şöyle seksenlerin
modası puanlı bir şeyler diktireceğiz topçulara. Hem o renkler de ne öyle?
Çok iç karartıcı canım. Yok mu şöyle lila ile şeker pembesi falan? Ay, ne
de güzel olur!
* Her takım maç kaybedebilir! Siz niçin ağlıyorsunuz Nalan hocam? Maça
ağlayan kim ayol? Geçen hafta
aldığım kolyemi düşürmüşüm statta. Ona ağlıyorum ben...
* Takımda bir uğursuzluk var. Geçen ay kahve falında görmüştüm aslında
bunu. Artık kurşun mu
döktürürüz bilemiyorum ama kesin göze geldik, kesin.
* Ay hakem bey; tamam maç berabere bitti ama uzatmalara götürmeseniz olmaz
mı? Akşama Nalan'lar
gelecek de eve gidip portakallı kek yapmam lazım.
* Aloo... Başkanım, çarşıda bayram ucuzluğu varmış da, bu sabahki idmanı
iptal etsek…
* Ne demek paramız yetmiyor? O oyuncuyu mutlaka almamız lazım. Kredi
kartına 12 taksit yapmazlar mı?
Yanında da sağ bek İhsan'ı alın; kadroda çeşit olsun.
* Aloo! Başkanım yine ben... Yarınki maçımızı TV veriyor değil mi? Ona
göre saçlarımı yaptıracağım
da; Türkiye'ye rezil olmayalım sonra! Bir de saçımı sarıya boyatsam bizim
formayla uyumlu olur mu
dersiniz?
* Ay hakem bey, görmüyor musunuz ne biçim girdi çocuğa? Seni annene
şikayet edeyim de gör! Kalk
yavrucuğum sen de; ayol nerde kaldı bu sağlıkçılar?
* Ama sayın başkanım, liseden arkadaşım Perihan'ı tribünde görünce
dayanamadım işte!.. Tamam, maçla
hiç ilgilenmemiş olabilirim ama bizim sınıftaki Serpil de eşinden boşanmış
biliyor muydun?
* Şu tesislerin perdelerini değiştirelim artık. Şöyle stor perdelerden
alsak diyorum...
Tusunami Türkiyede Olsaydı
-"Kalk hanım uyan... Galiba gece AB'ye girmişiz. Dışarısı Venedik gibi
olmuş...
"-"Bu sene denize gidemedik diye ağlanıyordun hanım, al deniz ayağımıza
geldi.
-İnsan bari neden arabamız yok diye ağlar. Hay senin kafana
"-"Kardeşim çeksene şu kayığını dükkanın önünden ya, vitrini kapatıyorsun.
"-"Ya ben caddede yavaş yavaş gidiyordum baba ya. Birden karşıma bi yat
çıktı. Geldi bana vurdu. Ya
valla içmedim baba ya!!!
"-"Ne yani, şimdi evin önüne köpekbalığı mı bağlıycaz?!
"-"Abi şimdi ben evde internette sörf yapıyordum, sonra bi baktım harbiden
sörf yapıyorum. Bu benim yeni bilgisayar süper oğlum
"-"Demek eve ben yokken erkek almıyorsun öyle mi Neriman!!! Balkondaki
-balıkadamı nasıl izah
edeceksin ulan o zaman?!
"-"Sevgili vatandaşlarım! Ankara'ya deniz getirme projesini gerçekleştirme
şerefi de bizim
hükümetimize nasip oldu. Hepimize hayırlı olsun.
"-"Bak hanım, şimdi şu gelen dalgaya bir takıldık mı doğru bizim evdeyiz.
Bende taksiye dolmuşa para
kaptıracak göz var mı be heheeeee...
"-"Doğa bize her an güzel oyunlar oynayabilir çocuklar. Bakın mesela şu
üzerimize gelen dev dalga.
Nasıl da gerçek gibi değil mi?Tamamen bir göz yanılsaması oysa. Durun
kaçmayın çocuklar, daha ders
bitmedi...
"-"Demek arkamda dev bir dalga var ha Tankut?! Rica ederim dalga geçme
benimle, hiç öyle boşuna da kaçma, yemezler.
"-"Hey sen balıkçı kayığı, kırmızıda geçtin sağa çek. Aloooo kime diyorum
sağa çeeekkk!!!
"-"Valla işten kaytarmıyorum patron!!! Yemin ederim ki, balkonda otururken
bacağımı köpekbalığı
ısırdı. Niye inanmıyorsun ya?!!
"-"Ulan tam balıkçı dükkanı açtık, şehri deniz bastı iyi mi? Hay ben böyle
şansın taaa!!!
"-"Dürbün yaklaştırır derlerdi de bu kadar olacağını ummazdım Melike!!!
İnanır mısın denizi
ayaklarımın altında hissediyorum, Allah canımı alsın!!!
"-"Abi bu durumda, yarın ikinci ayakta hangi denizatı birinci gelir
dersin?!
"-"Tacettin bizdeki şansı görüyor musun? Belediye otobüsü diye bindik,
meret deniz otobüsü oldu.
Kesin fark alır şimdi
bunlar, bak görürsün.
"-"Çocuklar bakmayın öyle yiyecekmiş gibi. Denizden babam çıksa yerim lafı
sadece bir deyim. Hanım
şunlara bir şey söylesene yaa. Zaten sırılsıklam olmuşum. Ahhh bacağım.
Isırmayın laaann!!
"-"Kız, bu kaptan sana kesik diyordum da inanmıyordun ablana. Bak nasıl da
getirdi koca vapurla
bizim evin kapısına kadar. Biz kaçın kurasıyız kızım.Anlarız.
"-"Heeeyy moruk. Bak suda giden BMW çıkış abi. Hemen gidip pedere
yazılmaca, bi tane aldırmaca!!!
"-"Emlakçı bey kardeşim, bu ev su içinde 100 milyar eder diyordun. Görücez
bakalım haklı mıymışsın...
"-"Haçan, deniz habire celiy. Ayakta durulmayii... Ben düşeyrum bilesunuz...
Bunun adı tsunami değil, tutunamiii olsun kardaşum... Allaaaahhh...
"-"Garson bey, ben deniz kenarı masa istemedim, deniz kendi geldi. Deniz
kenarı masa parası vermem bilesin...
"-"Eh be çocuğum, kaç kere dedim sana di mi taş atma denize diye. Bak
kızdırdın işte!!!"
Bir
Kara Fatmanın Günlüğü
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim.
Kendime bir
zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar
sonra. Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi
yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç
vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklarin
gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süre
ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek
toplamaya basladim. Bugün misafirler geldigi için
menü çok zengindi. Pasta ve börek kirintilarina
bayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarken
birden mutfagin isigi yandi ve "Aaaaaa! Karafatma"
diye bir ses duydum.
Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti.
Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar.
Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadar
korkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügünde
olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesin
kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmisim
gibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da
dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak üzerinde
dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazen
diyorum ki bu giciklarin misafiri Geldiginde git
ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma
düssünler..Ama yapamiyorum iste. Ne olursa olsun,
ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak
gerekir.
Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne
güzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem
beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik,
çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple
evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. Hatta
Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde
oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi
bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin
durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde
rahmetli karisininmis,bu yüzden yiyecek konusunda bu
kadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve
huzurluyduk.
Riza amca bir gün görünmez kazaya kurban
gitti.Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Riza
amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik.
Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini
asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine
girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga
dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi
ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi.
Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar.
Evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eve
ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi
öldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz
bedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi
çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra
ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum.
Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin
resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sıkıp
duruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde
fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde
resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de
oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü
kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadar
rahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk,
artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese dosta
haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz
tasinacagiz buradan. Belki de sizin evinize yerlesiriz
hayat bu belli mi olur?
|